



Sakarya'da gazetecilik meslek örgütlerinin düzenlediği iftar programı, bir "dayanışma" buluşması olmaktan ziyade, eleştirel basını dışlayan bir "programa dönüştü. "Birlik ve beraberlik" mesajlarının havada uçuştuğu gecede, halkın çıkarını savunan bağımsız gazeteciler kapı dışı bırakıldı.
Sakarya Gazeteciler Cemiyeti, Sakarya Gazeteciler Birliği, RATED ve Adapazarı Gazeteciler Derneği tarafından Belpaş Elegant Restoran'da düzenlenen iftar programı, basın camiasındaki derin kutuplaşmayı ve "makbul gazeteci" ayrımını bir kez daha gözler önüne serdi. Sakarya Valisi Rahmi Doğan ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar'ın katılımıyla gerçekleşen programda verilen "birlik" mesajları, davet edilmeyen bağımsız gazeteciler nedeniyle samimiyetten uzak bir tablo çizdi.
Programın organizasyon aşamasında, belediyelerin ve yerel yöneticilerin hatalarını kamuoyu adına denetleyen, usulsüzlüklerin üzerine giden ve "bağımsız" duruşundan taviz vermeyen gazetecilerin liste dışı bırakılması büyük tepki çekti. Şehrin sorunlarını dile getiren kalemlerin yok sayıldığı bir masada, basının "kamuoyu denetçisi" olma vasfı değil, "protokol süsü" olma vasfı ön plana çıktı.
Etkinliğe katılan bazı meslek mensupları bile bu ayrımcılığa sessiz kalmadı. Organizasyondaki çelişkiyi dile getiren bir grup gazeteci, şu ifadelerle tepkilerini ortaya koydu:
"Bir yandan iftar sofrasının maneviyatı üzerinden 'birlik' nutukları atılıyor, diğer yandan kalemini kiraya vermeyen, yanlışa yanlış diyen meslektaşlarımız kapıdan içeri sokulmuyor. Eğer bu bir birlik mesajıysa, bağımsız gazeteciler neden bu birliğin dışında? Bu tablo tam anlamıyla 'Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu' dedirtiyor."
Vali Rahmi Doğan'ın konuşmasında basının "doğru ve tarafsız bilgilendirme" görevine değinmesi, gecenin en büyük ironisi olarak kayıtlara geçti. Tarafsız haber yaptığı için "muhalif" damgası yiyen gazetecilerin davet edilmediği bir ortamda yapılan bu vurgu, katılımcılar arasında buruk bir tebessümle karşılandı.
Sakarya kamuoyu, her geçen gün daha da daralan "icazetli medya" çemberine karşın, doğruları söylemekten çekinmeyen bağımsız gazetecilerin dışlanmasını, yerel demokrasinin aldığı bir yara olarak değerlendiriyor. Protokol sofralarında yer bulamayan bağımsız kalemler ise; "Bizim yerimiz protokol masaları değil, halkın yanıdır" mesajını vermeye devam ediyor.



