Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu'nun avukatı Mehmet Mücahit Acar, Avukat Ergin Gümüş'ün "şantaj" konulu dosyada sanık sıfatıyla yargılandığını açıklayarak, gerçeklerin duruşma salonunda ortaya çıkacağını açıkladı.
Avukat Ergin Gümüş'ün açıklamalarına Mutlu Işıksu'nun avukatı Avukat Mehmet Mücahit Acar cevap verdi. Mehmet Mücahit Acar, Avukat Ergin Gümüş'ün Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde "şantaj" konulu dosyada sanık sıfatıyla yargılandığını belirtti. Mutlu Işıksu'nun vekili Acar'ın açıklaması şöyle:
"Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2026/24 esas sayılı, "şantaj" konulu dosyasında "sanık" sıfatı ile yargılanan Av. Ergin Gümüş tarafından yapılan basın açıklamasında, müvekkilim Sayın Mutlu Işıksu'ya yönelik gerçek dışı, çarpıtılmış ve hukuki dayanaktan yoksun beyanlarda bulunulmakta, bu yöntemle savcılık tarafından şantaj suçunu işlediği yönünde oluşan "makul şüphe"nin varlığı etkisizleştirilmeye çalışmaktadır. Söz konusu açıklamaya tek tek ve açık şekilde cevap veriyoruz. Öncelikle altı çizilmelidir: İddia edilen ilişki yoktur. Bu husus, şantaj eyleminin gerçekleştiği ilk günden bu güne, müvekkilim tarafından ve iddianın merkezine yerleştirilen kadın tarafından da avukatı aracılığıyla kamuoyuna yapılan açıklamada açıkça reddedilmiştir. Ortada bir ilişki yokken, para talebi vardır. Ortada teknik delil yokken, medya servisi vardır. Ortada hukuki ispat yokken, siyasi söylem vardır. Bu gerçek, dosyanın mahiyetini tek başına ortaya koymaktadır.
"Gizlilik ve yayın yasağını kendisi delmiştir" iddiası soruşturma dosyasındaki gizlilik kararı, müvekkilimin organize bir medya kampanyasına karşı kendisini savunma hakkını ortadan kaldırmamaktadır. Kürsü eylemi ve eş zamanlı servislerle kamuoyuna taşınan içerikler karşısında da müvekkilimin susması beklenemez. Müvekkilim yalnızca kendisine yöneltilen ithamlara hukuki çerçevede cevap vermiştir. Savunma hakkı suç değildir.
"Çelişkili beyan" iddiası Görüşmenin farklı anlarını tek cümleye indirerek çelişki üretme çabası sonuçsuzdur. Müvekkilimin tavrı baştan sona aynıdır: Pazarlık yoktur. Ödeme yoktur. Hukuk vardır.
"TikTok kayıtları, HTS delili iddiası Sanık, hukuk düzeninin en temel ilkelerini tersyüz eden bir yaklaşımla; gayri ahlaki bir isnadı ileri sürmeme karşılığında 40 milyon TL talep etmesinin neden suç teşkil ettiğini izah etmek yerine, müvekkilimin söz konusu isnadın "yokluğunu" ispat etmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Oysa hukukta ispat yükü, isnatta bulunan tarafa aittir. Sanığın, kendi hukuka aykırı fiilini açıklamak yerine, müvekkilimden "yokluğu ispat" etmesini beklemesi hem hukuk mantığına hem de masumiyet karinesine açıkça aykırıdır. İddianın sahibi, bedelin talepkârı, suçun sanığına ilk günden bugüne ifade edildiği gibi isnad ettiği tüm hususlarda mahkemeye gitmekte özgürdür. Ancak sanık, 2 tamamen varsayımsal zeminde, ses kaydında söylediğini kabul ettiği şekilde "şuyu vukuundan beterdir" anlayışında olduğu ve bahsettiği delillerden bir netice alamayacağını da farkettiği için siyaset odaklı bu açıklamaya ihtiyaç duymuştur. Teknik olarak doğrulanmış hiçbir dijital delil bulunmamakta, sanığın mahkemeye sunduğu hiçbir teknik bir delil bulunmamaktadır. Müvekkilimin telefonunda TikTok uygulaması da hiç olmamıştır. Herhangi bir mesajlaşma kaydı da bulunmamaktadır. "İstenebilir" demek, "vardır" demek değildir. Nitekim söz konusu delillerin tümü, ilgili yargı sujelerinin nezdinde incelenmektedir.
"Suç duyurusu geç yapılmıştır" iddiası Bir şantaj sürecinde esas olan, mağdurun ne yaptığıdır. Müvekkilim: – Para ödememiştir. – Pazarlık yapmamıştır. – İddia sahiplerinin suç isnadı çabalarına karşı hazırlığını yaparak savcılığa başvurmuştur. Zaman üzerinden algı üretmek, para talebi ve şantaj gerçeğini ortadan kaldırmaz.
Siyasi benzetmeler ve itibarsızlaştırma dili Bill Clinton ve Deniz Baykal benzetmeleri hukuki savunma değil, itibarsızlaştırma girişimidir. Bu tür ifadeler, hukuki zeminin zayıflığını gizleme çabasıdır.
"Disiplin organı gereğini yapsın" çağrısı Hukuki bir dosyayı siyasi mekanizmalara havale etmeye çalışmak, sürecin başından beri siyasi zemine çekilmek istendiğini göstermektedir. Yargı devam ederken disiplin tehdidiyle kamuoyu baskısı oluşturma girişimi hukuki değil, siyasidir. Bu söylemlerin tümü, "şantaj" suçu ile beklenen faydanın elde edilemediğini, tehdit edilen sonucun gerçekleştirilmek istendiğini gösterir.
Kamera iması makamda kamera olmaması isnadın gerçekliğine dair bir ipucu vermez. Ancak belediye başkanlığı makamına gelerek, ağır bir isnat ile talepte bulunan sanık bu konuşmayı ses kaydı alıyorsa, talebinin şantaj amacını göstermektedir. Bu delillerin tamamı yargı makamlarınca değerlendirilecektir.
Ses kayıtları ve bağlam iddiası bir yandan görüşmeyi kabul edip sesin kendisine ait olduğunu söylemek, diğer yandan bağlam üzerinden soyut savunma yapmak ciddi bir çelişkidir. Ayrıca tekrar vurguluyoruz: İddia edilen ilişki yoktur. İlişki, müvekkilim tarafından basın toplantısında ve ifadelerinde, Elif Saçar tarafından ise hem görüşme kayıtlarında hem de avukatı tarafından yapılan kamuoyu açıklamasında açık bir şekilde reddedilmiştir. Ortada ilişki yokken, delil yokken, "şuyu vukuundan beterdir" diyerek haksız bir maddi menfaat elde edilmeye çalışılmıştır. Bu gerçek tek başına dosyanın niteliğini ortaya koymaktadır.
En ağır ve mesnetsiz itham: "İlişki varmış gibi" ısrar Av. Gümüş'ün açıklamasındaki en vahim nokta, ilişki iddiasını örtülü biçimde canlı tutmaya çalışmasıdır. Bu açık bir hukuki manipülasyondur. İddianın merkezindeki kişi "ilişki yoktur" demiştir. Müvekkilim "ilişki yoktur" demektedir. Teknik delil yoktur. Buna rağmen "vardır ama ispatlanır" havası yaratılmaya çalışılması, hukuki değil, bilinçli bir itibar suikastıdır. Bir hukukçu, elinde delil yoksa ima ile suç üretmez. Bir hukukçu, ilişki yok denilmiş bir dosyada ısrarla ilişki algısı üretmez. Bir hukukçu, mahkeme yerine manşet üzerinden hüküm kurmaz. Bu tavır, savunma değil; kamuoyunu yönlendirme çabasıdır. Bu noktada açıkça ifade ediyoruz: Ortada ilişki yoktur. Ortada teknik delil yoktur. Ortada sadece para talebi ve ardından gelen medya manipülasyonu ve siyasi operasyon teşebbüsü vardır.
Sonuç: Bu dosya bir şantaj dosyasıdır. Para talebi reddedilince medya ve siyasi hat devreye sokulmuştur. Müvekkilim; – İlişkiyi reddetmiştir. – Tiktok hesabı yoktur. – Para ödememiştir. – Pazarlık teşebbüslerine taraf olmamıştır ve pazarlık yapmamıştır. – Yargıya ilk giden taraf olmuştur. Basın toplantısı yaparak kamuoyunun karşısına çıkmıştır. Müvekkilim susmamış, şantaja boyun eğmemiş, pazarlık yapmamış, hukuka gitmiştir. Yargı süreci devam etmektedir. Av. Ergin Gümüş'ün bu itham, yönlendirme ve iftira içeren açıklaması da halihazırda devam eden ağır ceza yargılamasına ek olarak ayrıca suç duyurusuna konu edilecek ve hukuki sorumluluğu doğuracaktır. Gerçekler duruşma salonunda ortaya çıkacaktır.