HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 06 MART 2026, CUMA

"ŞANTAJ YAPMAYACAK KADAR ZEKİYİM!"

ADAPAZARI BELEDİYESİ'Nİ SARSAN 'ÖZEL KALEM' SKANDALINDA KARTLAR YENİDEN DAĞITILIYOR
03.03.2026 15:13
"ŞANTAJ YAPMAYACAK KADAR ZEKİYİM!"
"ŞANTAJ YAPMAYACAK KADAR ZEKİYİM!"

Haberlisin'de yayınlanan haberde;
Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, özel kalem müdürlüğündeki bir personeliyle ilişki yaşadığı iddiaları ve bu iddialar üzerinden kendisine şantaj yapıldığı suçlamasıyla Türkiye gündemine oturdu. AK Parti'nin kesin ihraç talebiyle disipline sevk ettiği Işıksu ile "Zekamla alay etmeyin" diyen karşı tarafın avukatı arasındaki kılıçlar çekildi.

 

Skandalın Fitilini Ateşleyen O An: "Kürsüde Şok İddia"

 

Olay, Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca'nın katıldığı resmi bir programda patlak verdi. Belediye çalışanı Elif S.'nin kızı C.S., kürsüye çıkarak annesi ile Belediye Başkanı Işıksu arasında bir ilişki olduğunu, bu durumu ifşa ettikleri için tehdit edildiklerini haykırdı. Bu sarsıcı iddia, Ankara'da yankı buldu ve AK Parti MYK, Işıksu'yu jet hızıyla disipline sevk etti.

 

50 Milyon TL'lik "Zeka" Tartışması

 

Başkan Işıksu, iddiaları "kurgu ve kumpas" olarak nitelendirip karşı atağa geçerek, şantaja uğradığını iddia etti ve 50 milyon liralık dev bir tazminat davası açtı. Hedefteki isim olan Avukat Ergin Gümüş ise sessizliğini bozarak çarpıcı bir savunma yaptı:

 
 

"Bir belediye başkanına, kendi makam odasında, kamera olup olmadığını bilmeden şantaj yapmayacak kadar mesleki tecrübe ve zeka sahibiyim."


50 MİLYON LİRALIK TAZMİNAT DAVASI AÇTI

Mutlu Işıksu 'şantaj' iddiasıyla şikayette bulunarak, 50 milyon liralık tazminat davası açtı. Bu süreçte Elif S.'nin avukatı yaptığı açıklamada, şikayet üzerine savcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında iddianamenin ağır ceza mahkemesi tarafından kabul edildiğini açıkladı.

AVUKAT AÇIKLAMADA BULUNDU

Avukat Ergin Gümüş iddialar üzerine yazılı açıklamada bulundu. Avukat Ergin Gümüş iddialarla ilgili olarak şu yazılı açıklamada bulundu:

"Kamuoyuna arz olmuş bu ihtilafın diğer taraflarının basın açıklaması adı altında yaptığı manupilasyonlar ve adımın açıkça geçirilmesi nedeniyle cevap verme zorunluluğum hasıl olmuştur. Mutlu başkanca basın toplantısında öne çıkan beyanları hatırlamak gerekmektedir. Mutlu Başkan; Gizlilik ve yayın yasağı olan bir dosya hakkında kürsüye çıkan bir şahsın gerçek dışı ifadelerde bulunduğunu, iddiaların somut karşılığının olmadığını, şantaj ve tehdit ile karşılaştığında hemen suç duyurusunda bulunduğunu, Cumhurbaşkanımızın izinde olduğunu, kurgu ve kumpas olduğunu ve parti içindeki isimlerle birlikte hareket edildiğini ve bunları isim isim bildiğini, hukuki sürecin medya tartışmasına çevrildiğini, para talebi ve ses kayıtlarının ortada olduğunu şantaj görüntülerinin bulunduğunu ve A4 yazılmış tiktok kayıtları olduğunu, makam odasında kamera olmadığını, neden dava açılmadığını suç duyurusunun beklendiğini, gizlilik ve yayın yasağını kendisinin talep ettiği bu yargılama sürecinde ilk olarak Turkuaz medyaya kendisi tek taraflı beyanları ile haber yaptırmıştır. Söz konusu olan bu ikinci basın toplantısı gizlilik ve yayın yasağını ikinci kez delişidir. Bu iki yayını yan yana koyduğunuzda dahi çelişkili ifadeler görünmektedir. Turkuaz medyada yer bulan ilk yayında tarafımızı derhal kovduğunu beyan etmekte ama son basın toplantısında benden haber bekleyin diyerek gönderdiğini söylemektedir.

Kürsüye çıkan şahıs tüm iddiaların ve delillerin ana kaynağı ihtilafa konu diğer şahsın kızıdır. Ceyda iddia ettiği bu ilişkiden ilk olarak 2023 yılında haberdar olmuş, annesi ile yüzleşmiş, ilişkinin boyutlarını bilmediği bir süreçte, ailesinin dağılmasını önlemek için annesinden ilişkiyi sonlandırmasını istemiş ve bu sözü alarak konuyu kapatmıştır. Ancak 2024 yılı okul dönüşü annesinin hareketlerinden şüphelenerek telefonu eline geçirmiş ve 2024 yılının yaz ayında kayıtları telefonuna indirmiştir. Bu tarihler deliller ile sabittir. Ceyda daha sonra annesinin ve oğlu belediyede işe alınan teyzesinin ve teyze çocuklarının tehditlerine maruz kalmıştır. Bu kayıtların alındığı telefon savcılığa incelenmesi için sunulmuş ancak işlem yapılmadan iade edilmiştir.

Bu İddiaların somut karşılığının olup olmadığı elimizde bulunan tiktok kayıtları incelendiğinde yer, zaman ve kişiler açısından doğrulanabilir metinler olduğu görülecektir. Bu doğrulama pasaport kayıtları, HTS kayıtları ve metin içerisinde adı geçen şahısların dinlenmesi ile ortaya çıkacaktır. Ayrıca mutlu başkan tiktok hesabı olmadığından emin ise tek yapması gereken suç duyurusunda bulunduğu dosya üzerinden delil olarak telefon numarasına kayıtlı tiktok hesabı olup olmadığının, varsa log kayıtlarının tiktok kuruluşundan istenilmesini talep etmektir. Bu nedense mutlu başkan'ca hiç düşünülmemiştir.

Şantaj ve tehdit ile karşılaştığında hemen suç duyurusunda bulunduğunu beyan etmekte ve bunu haklılığına bir kanıt olarak ısrarla beyan etmektedir. Oysa belediye binasındaki görüşme tarihi 21/10/2025 kendisinin savcılığa müracaat tarihi ise 20 gün sonrası 10/11/2025 tarihidir. Bu tarih aralığında Elif Saçar aracılığı ile teklif sunulmuş ancak tarafımızca kabul edilmemiştir. Ardından Yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali -dediği gibi biz ondan haber beklerken yargıya başvurmuştur. Bu hususu özellikle, ısrarla vurgulamakta olmasının nedeni kendisine başkan sıfatı verilmesine vesile olanlarda bir kanaat oluşturma çabasından başka bir şey değildir.

Mutlu başkan, Sayın Cumhurbaşkanımız'ın izinde olduğunu iddia etmektedir. Oysa Bill Clinton ve rahmetli Deniz Baykal'ın izine daha yakın olduğu, bir kesim Adapazarı halkınca dillendirilmektedir.

Mutlu başkan bu olayın parti içi muhalefetçe kullanıldığını kumpas kurulduğunu beyan etmektedir. Bu durumda Ak Parti disiplin organı, iddiaların gerçek olup olmamasına göre ya Mutlu başkana, ya da kendi partilisine kumpas kuranlara gereğini yapmak zorundadır. Kendi partilisine kumpas kurmak suretiyle, böyle bir iftira da bulunarak partisine ihanet etmek, eğer doğru ise maiyetinde çalışan bayanlara imtiyazlar sağlayarak faydalanmaktan daha büyük bir suçtur.

Belediyede her yerde kamera varken asıl olması geren yerde kamera bulunmaması ayrı bir muammadır. Asıl kayıt altına alınması gereken yer orasıdır. Herkese kapısı açık olan başkanın buraya neden kamera koydurmadığı üzerinde düşünülmesi gereken bir husustur.

Ses kayıtlarındaki ses tarafıma aittir. Ancak ses kayıtlarının bütünlüğünün bozulduğu ve bağlamından koparılarak sunulduğu açık ve net olarak görünmektedir. Bu ses kayıtlarında Elif'in sürekli olarak diğer tarafın başkan olmadığını birkaç kez söylediği duyulmaktadır. Elif karşı tarafı reddettiği gibi kızının şizofren olduğunu ve yazışmaları kızının yazdığını iddia etmiştir. Ceyda'nın tarafımca bilinilirliği yanında hukuk öğrencisi olarak istikbalini tehlikeye atarak ve ailesini dağıtmayı göze alarak hiçbir menfaati olmayan bir konuda sunduğu deliller Mutlu Işıksu'dan başkasını işaret etmemektedir. Elimdeki delillere göre Mutlu Işıksu bu ailevi ihtilafın tali değil asli unsurudur. Mutlu Işıksu hariç tutularak bu davanın açılması mümkün değildir. Gerek Elif gerekse avukatı Ensar tarafından verilen ifadelerde aldatmaya taraf 3. kişinin Mutlu olmadığı ısrarla beyan edilmiştir. Bu halde Mutlu Işıksu ile bir görüşme yapıp tavrını görmeden yanlış açılacak bir davanın maddi, cezai sonuçları olacağı gibi daha da önemlisi, telafisi mümkün olmayan büyük haksızlıklara yol açacak manevi sonuçları da olacağı tartışmasızdır. Bu görüşme ahlak, iyi niyet ve meslek etiği gereği yapılmış ve yapılması zorunlu olan bir görüşmedir. Tüm bu süreçte öncelikle bir ağabey ve amca sonrasında avukat olarak bulunduğum ve birçok dengeyi gözetmek zorunda olduğum yadsınamaz bir gerçektir. Zira sadece bir kez ve yüz yüze iletişim kurulmuştur. Yaşım, mesleğim ve 22 yıllık mesleki tecrübem olduğu gibi, bir belediye başkanına, makam odasında, kamera kaydı olup olmadığını bilmeden, menfaatleri tamamen uyuşan diğer tarafın avukatının tanıklığında şantaj yapmayacak kadar zeka sahibi olduğumu düşünmekteyim. Bu görüşmede herhangi bir para konuşulmadığı çok yakın bir zamanda, hakkımızda yapılan soruşturma neticesinde, tereddütsüz olarak ortaya çıkacaktır. Ayrıca kamera kayıtlarının yani orada bulunuşumuzun bir kanıt olarak abartılarak sunulması, ilgili tüm kamuoyu ile bu olaydaki adli ve idari karar mercilerinin zekasına hakarettir. O kamera kayıtları sadece o anda orada olduğumuzun ve görüntü itibariyle dava dilekçeleri olduğunun kanıtından başka bir şey değildir.

Kamuoyunun manipüle edildiği diğer konu ise hakkımızda yürütülen soruşturmadır. Bu soruşturmanın konusu belediye başkanlığı makamında yaptığımız görüşme esnasındaki konuşmalarımızda şantaj veya tehdit unsuru olup olmadığıdır. Yoksa maiyetinde çalışan kadınlara göz dikip, orantısız gücü ve statüsünü kullanarak, özel ilgi göstererek, imtiyazlar sağlayarak, cinsel fayda sağlanıp bir ailenin dağıtılıp dağıtılmadığı ile alakalı değildir."

https://www.haberlisin.com/haber/27564284/isiksunun-sikayetci-oldugu-avukattan-cevap-geldi-santaj-yapmayacak-kadar-zeka-sahibiyim
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--

logo

   E-posta: bilgi(@)sakaryamedyasi.com.tr
Tüm hakları Sakarya Medyası adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr