



Şehrimizin ulaşım sorununa neşter vurmak amacıyla hayata geçirilen metrobüs projesi, üzülerek görüyoruz ki trafiği rahatlatmak bir yana; Sakarya'nın damarlarını tıkayan bir unsura dönüştü. Bugün aracınıza binip metrobüs güzergahına çıktığınızda, teoride "hızlı ulaşım" vaat eden sistemin pratikte "saç baş yolduran bir kaosa" nasıl evrildiğini bizzat müşahede edebilirsiniz.
Peki, nerede hata yapıldı? Gelin, şehrin her bir kavşağını içinden çıkılmaz hale getiren bu düğümü maddeler halinde irdeleyelim:
Ulaşım planlamasının altın kuralıdır: Toplu taşıma hattı oluştururken mevcut şerit kapasitesini korumalı ya da yolu genişletmelisiniz. Sakarya'da ise tam tersi bir yöntem izlendi. Kudüs Caddesi, Milli Egemenlik Caddesi ve Millet Bahçesi yanındaki o can damarı arterlerimiz, metrobüs hattı uğruna adeta nefessiz bırakıldı.
Yolların daralmasıyla birlikte trafik akışı ağırlaştı. Artık bir sürücünün A noktasından B noktasına ulaşması, eski düzene göre en az 15 dakika daha uzadı. Özellikle kavşaklardaki kilitlenmeler, yaklaşma mesafelerindeki uzun araç kuyrukları, Sakaryalı hemşehrilerimizin sabrını zorluyor.
Eskiden geniş caddelerin kenarları park alanı olarak kullanılabiliyordu. Metrobüs hattıyla birlikte bu imkan ortadan kalkınca, binlerce araç yan caddelere ve ara sokaklara doluştu. Bu da trafik yükünün tüm şehre yayılmasına ve park sorununun içinden çıkılmaz bir hal almasına neden oldu. Aynı manzara maalesef Yenikent yolunda da hakim; önceden on metre olan kuyruklar artık yüzlerce metreyi buluyor.
Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Yusuf Alemdar, raylı sistem müjdesini verdi, heyecanlandık. Ancak devlet bütçesi "bakkal defteri" değildir. Cumhurbaşkanlığı Stratejik Bütçe Başkanlığı'nın 2026 bütçe yatırım programına baktığımızda karşımıza çıkan rakam sadece 75 bin TL.
Bu rakamın teknik dildeki anlamı şudur: "Proje dosyasını kapatmıyoruz ama bu yıl kazma vuracak paramız da yok." Eğer Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan doğrudan müdahale edip bütçe tadilatı yaptırmazsa, raylı sistem için en erken tarih 2027 gibi görünüyor.
Sakarya altyapısı, mevcut haliyle hem metrobüsü hem de gelecekteki raylı sistemi aynı anda kaldıracak kapasitede değil. Madem raylı sistem için daha vaktimiz var, o halde Sayın Yusuf Alemdar bu "metrobüs" inadını yeniden düşünmelidir. Trafik akışı eski haline döndürülmeli, yollar yeniden nefes almalıdır.
Araç sayısının 400 bini geçtiği bu şehirde, günü kurtaran değil, trafiği akıtan kararlara ihtiyacımız var. Aksi takdirde Sakarya, kendi trafiğinde boğulan bir şehir olmaktan kurtulamayacak.
Sakaryamedyasi.com.tr adına soruyoruz: Vatandaşın her gün yollarda kaybettiği o 15 dakikanın hesabını kim verecek?



